Zamanaşımı, tazminat talebinin ileri sürülebileceği süreyi sınırlandırır. Sürenin dolmasından sonra yapılan başvurularda, karşı tarafın zamanaşımı def-i ileri sürmesi hâlinde talep esasa girilmeden reddedilebilir.
Sürenin başlangıcı
Süre, kural olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesiyle işlemeye başlar; her hâlde kaza tarihinden itibaren işleyen azami bir süre de öngörülmüştür. Bedensel zararlarda maluliyetin kesinleştiği tarihin öğrenme anı sayılabildiği hâller bulunduğundan, başlangıcın belirlenmesi her zaman basit değildir.
Kazanın suç oluşturması
Kazanın aynı zamanda bir suç teşkil ettiği ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hâllerde, tazminat talebi bakımından bu uzun süre uygulanabilir. Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda bu durum sıkça gündeme gelir.
Sürenin kesilmesi ve durması
Sigorta şirketine yapılan başvuru, dava açılması veya borcun ikrarı gibi hâller süreyi etkileyebilir. Sigortacıya yapılan başvuru bakımından sürenin işlemesine ilişkin özel düzenlemeler bulunduğundan, başvurunun tarihi ve içeriği kayıt altına alınmalıdır.
Uygulamadaki önemi
Zamanaşımı, dosyanın esasına girilmeden sonucu belirleyebilecek bir savunma aracıdır. Bu nedenle talebin hangi süreye tabi olduğunun, sürecin başında değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme, dosyanızdaki belgeler incelenerek yapılabilir.